Türkiyede Çocuk İşçiliğinin En Kötü Biçimlerinin Ortadan Kaldırılması Projesi
İsmail ÇİCEK
Diyanet İşleri Başkanlığı
Van Eğitim Merkezi Müdürü
TÜRKİYE’DE ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN EN KÖTÜ BİÇİMLERİNİN ORTADAN KALDIRILMASI” PROJESİ İL SEMİNERİ VAN-2007
Değerli Katılımcılar, Başkanlığımızın görüş, düşünce ve çalışmalarını arzetmek teklif ve önerilerinizi Başkanlığımıza ulaştırmak adına buradayım. Böyle güzide bir toplantıda aranızda bulunmaktan duyduğumuz mutluluğu belirterek konuşmama başlamak istiyorum. Diyanet İşleri Başkanlığı toplumun her kesimiyle aynı derecede ilgili bir kurumdur. Muhatabı olan kitle sadece yetişkinler değil aynı zamanda yarının yetişkinleri olacak çocuklarımız da önemle üzerinde durduğumuz bir çalışma alanıdır.
Başkanlığımızın çocuk işçiliği konusunda toplumun duyarlaştırılması açısından etkili işlevi bulunmaktadır. Kurumumuz çocuk işçiliği ile mücadele konusunda sorumluluk alanlarının bilinci içerisinde hareket etmektedir. Öncelikli risk grubu olan çocuk işçiliği ile mücadeleye özel önem atfetmekte, konuyla ilgili yoğun faaliyetlerine hızla devam etmektedir. Bu çalışmalarını da en ücra köylerimize kadar taşımaktadır.
Biz bizden öncekilerin ekip biçtiğiyiz, bizden sonrakilerde bizim çabalarımızın ürünleri olacaktır. Çocuklarımız bizden sonra görevlerimizi devralacak yeni nesillerdir. Bu neslin ruhen, bedenen sağlamlığı millet ve devletimizin sağlamlığı demektir. Tabiat boşluğu kabul etmez. Bu konuda yapılacak yanlışlar ve ihmaller devlet ve millet adına yapılmış olan ihmaller sayılacaktır.
Ben şimdi İslâm dininin çocuğa ve onun çalışma ortamına bakışını birkaç cümle ile ifade ettikten sonra Diyanet İşleri Başkanlığının bu konuda yaptığı çalışmaları aktaracağım. İslâm dini sahip olduğumuz güzelliklerin başta geleninin çocuklarımız olduğunu bildirmektedir. Allahü Teâla Kur’an-ı Kerim’de çocuğu dünya süsü olarak nitelemektedir. Hz. İbrahim duasında Allah’tan gözünü aydınlatacak, gönlünü sevinçle dolduracak hayırlı çocuklar istemektedir. Bir zamanlar insanlık, kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü, tarihte eşine az rastlanır zulümlere tanıklık etti. Kendisine kızı doğduğu haber verilen merhametsiz babaların nasıl öfkelendikleri, utançlarından yüzleri kızardığı, Kur’an-ı Kerim’de pek çarpıcı bir uslüp ile anlatılmaktadır. Allah’u Teâlâ bu cinâyetlerdeki çirkin, iğrenç halin ve merhamet mahrumluğunun acı âkıbetini; duyan, hisseden gönüllere; “Diri diri toprağa gömülen kıza, hangi günah sebebiyle öldürüldüğü sorulduğunda” âyetindeki tehdidle cevap vermektedir. Merhametsizliğin böylesine yaygın olduğu bir dönemde Peygamber efendimiz çocuğun ilâhi bir armağan olduğunu belirttiler. Onların evimize, gönlümüze cennet kokuları getirdiğini öğrettiler.
Kendi çocukları bir yana korunmaya muhtaç çocuklara kucak açarak, yetim ve öksüzleri bağrına bastılar. Aynı davranışları tüm insanlığa tavsiye ettiler.
Hayatın ağır yüklerini evlatlarının sırtına yükleyen babaların aksine kızı Zeyneb’in yavrusu Ümame’yi omzuna alarak mescide girmiş ve kucağında çocukla namaz kıldırmıştır. Çocuklara merhamet etmeyen bizden değildir buyurmak suretiyle dünyanın en güzel süsü olan yavrulara duyduğu muhabbetin derinliğini göstermiştir. Çocuklarınıza iyi davranın, onları iyi terbiye edin buyurması onlara verdiği değerin en güzel göstergesidir. Yine çocuklar için “onlar cennet çiçekleri, kalp meyveleri, ilâhi ihsân ve rızıklardır buyurmuşlardır. Evlatlar arasında kız çocuklarının yeri bir başkadır. Bir kimse üç çocuğunu yetiştirip terbiye eder, onları evlendirir onlara ihsan ve iyilikte devam ederse o kimseye cennet vardır buyurmaktadır.
Bu itibarla İslam çocuğa, onun eğitimine, yaşadığı ortama ve şartlarına çok büyük önem vermiştir. Peygamber efendimiz anne babayı ailesinden sorumlu birer gözetici kabul etmiş “hepiniz çobansınız elinizin altındakilerden sorumlu tutulacaksınız” buyurmuştur. Dolayısıyla her şahıs kendi sorumluluk alanının bilincinde olmalıdır. Bakıp görme, görüp gözetme, yedirme, büyütme, terbiye etme, eğitim verme konusundaki bütün başarılar onun lehine bu konuda ki olumsuzluklarda aleyhine yazılacağı bilinmelidir.

İslâm dini ana babanın çocuğa karşı görevlerini de sıralamıştır. Bu görevler arasında çocuğuna güzel bir isim koymak, onu emzirmek, büyüyünceye dek onların geçimlerini sağlamak anne babanın görevleri arasında yer almaktadır. Çocuklar için harcanan her şeyin birer sadaka olduğu belirtilmiştir. Bu harcamalar içerisine maişet, mesken, giyim ve eğitim de dâhildir. Yine onlara vatana, millete, devlete, insanlığa hayırlı birer insan olmasına yardımcı olacak doğru bir dini terbiye vermelerini de anne babanın görevleri arasında saymıştır. Bununla da bitmemekte daima çocuklarının iyilik ve refahını gözetmek ve bunun için çaba göstermek elinden hiçbir şey gelmese dahi onların iyiliği için dua etmek anne babaların başlıca görevleri olarak sayılmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı İslâm dininin çocuklarla ilgili bu emirlerini yurdumuzun en ücra köylerine taşıdığı gibi çeşitli basın yayın kuruluşları ve internet aracılığıyla dünya kamuoyuna da her fırsatta duyurmaya çalışmaktadır.
Başkanlığımız çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri konusunda öncelikle kendi personelinin eğitimi ve duyarlaştırılması için çaba göstermektedir. Bu itibarla başta eğitim merkezleri olmak üzere müftülükler aracılığıyla müftü, vaiz, murakıp, Kur’an kursu öğretmeni ve imam-hatiplerin çeşitli periyotlarla eğitimi sağlanmaktadır. Çalışma hayatında istismar edilerek gelecekleri tehlikeye sokulan çocuklarımız bu ülkenin kaybedilen potansiyel gücüdür. Çocuk işçiliğinin önlenmesi çocuklarımızın sağlıklı bireyler olarak toplumumuza kazandırılması başkanlığımızın öncelikli eylem planında yer almaktadır. Bu plan eğitimli personeli aracılığıyla uygulamaya konulmaktadır.
Özellikle çocuk işçiliğinin yoğun olarak görüldüğü illerimizde bu işçiliğin, çocuklar ve toplum üzerindeki olumsuz etkileri konularında toplumun duyarlaştırılması adına hutbe vaaz ve paneller hazırlanmakta, konunun dini ve ahlâki açıdan zararları ortaya konulmakta böylelikle toplum bu konuda bilinçlendirilmeye çalışılmaktadır.
Hutbe ve vaazlarda çocukların anne babalarına karşı görevleri yanısıra son dönemde gündeme taşınan çocuk istismarları sonucu anne babaların çocuklarına karşı olan görevleri öncelikli olarak yer almaya başlamıştır. Aile geçiminin
sağlanmasının ebeveylerin sorumlulukları olduğu hatırlatılarak çocuk işçiliğinin ve onların bir kazanç kapısı olarak görülmelerinin önüne geçilmesine çalışılmaktadır. Dinin, çocuklarına sevgi ve şefkat göstermeyenleri merhamet yoksunları olarak ifade ettiği belirtilmekte, çocuklar için yapılan en küçük harcamanın Allah katında en değerli harcama olduğu vurgulanarak çocukların birer yük olarak görülmeleri engellenmek istenmektedir.
Ülkemizde çocuk işçiliğinin yaygın olmasının sebepleri arasında toplumun geleneksel bakış açısı da yer almaktadır. Çocuğun çalışmadan, hayatın zor yanlarını görmeden adam olamayacağı anlayışı hâkimdir. Toplumda değer gören bu yanlış düşüncenin dinin bakış açısıyla örtüşmediği vurgulanmakta bununla birlikte dinin çocuklar için özel haklar ön gördüğü anne babalara özenle anlatılmaya çalışılmaktadır.
Bu yılki Kutlu doğum haftası münasebetiyle düzenlenen etkinliklerde “insan sevgisi” başlığı altında “çocuk sevgisine “de özellikle yer verilecektir. Başkanlığımızın genel ve yerel kanallarda bu konu üzerinde yapılan çalışmaları kamuoyunun yakından ilgisini çekmektedir. Vaaz ve hutbelerin yanısıra her ay yayımlanan Diyanet dergisi ve üç ayda bir hazırlanan ilmi dergide de bu konuya yer verilmektedir.
Kız çocuklarının eğitiminin öneminin vurgulanması ile kız çocuklarının eğitimden çekilmesini önleyici tarzda duyarlaştırma çalışmalarına da devam edilmektedir. Bu itibarla Kur’an kurslarında eğitim gören anne ve anne adaylarına bu konu özenle verilmeye çalışılmaktadır. Dinin eğitimde cinsiyet ayrımına karşı çıktığı, kadın erkek bütün insanlara bilgi edinmeyi farz kıldığı sıklıkla hatırlatılmaktadır. Kız çocuklarının da erkek çocukları gibi okutulması gerektiği anne ve anne adaylarına işlenerek kız çocuklarının okula kazandırılmasına çalışılmaktadır. Aynı konuya vaaz ve hutbelerde de ağırlık verilerek babalarında kızlarını okutmalarının dinî bir vecîbe olduğu belirtilmektedir.
Çocuğu çalışma yaşamından uzak tutmak için en etkin araçlardan biri hiç şüphesiz okuldur. Başkanlığımız yaz aylarında camilerde yaz Kur’an kursları açarak çocukların istismar edildiği tüm çalışma alanlarından çekilmesine katkı sağlanmaktadır. Eğitime yönlendirilen çocuklarımız gelecekte iyi yetişmiş vasıflı insan gücü olarak ülkemize katkı sağlayacaktır. Bu itibarla diyanet vakfı aracılığıyla eğitime devam eden çocuklarımıza burs sağlanmaktadır. Sadece ilimizde 127 çocuğumuza burs imkânı sağlanmıştır.
Yetişkinler için hazırladığı dergi ve kitaplar yanında çocukların ilgisini çekecek onlara özel dergi ve kitapçıklar da yayımlamakta bu materyaller ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Bu dergi ve kitapçıklarda eğitimin önemi çocuklara anlayacakları tarzda sunulmaya çalışılmaktadır.
Son olarak belirtelim ki Diyanet İşleri Başkanlığı, Dini sorumluluklardan bile muaf tutulan çocukların ağır iş ortamlarında çalıştırılmasının, değil dini, vicdâni, ahlâki hiçbir ilke ile bağdaşmadığı düşüncesindedir. Bu sorunun çözümü için üzerine düşen her türlü görevi yerine getirmeye çalışmaktadır. Ayrıca bu alanda çalışma yapan diğer kurum ve kuruluşlara da katkı sağlamaya hazırdır. Tüm katılımcılara teşekkür eder, saygılar sunarım.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|